“Şuna inanmak lazımdır ki, dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir. -Mustafa Kemal Atatürk”
Kızlar son zamanlarda yaptıkları harcamalara dikkat etmedikleri için, maddi açıdan oldukça zor bir döneme girerler. Buna bir de, Gülçin’in faturaları ödememiş olması eklenince, doğalgaz, elektrik ve suyun kesilmesiyle zor anlar yaşamaya başlarlar…
Füsun’dan bir kız arkadaşlarının aniden okulu bırakmak istediğini öğrenen kızlar, çok üzülür: Arkadaşları Ece’nin okulu bırakmak istemesinin sebebi, babasının baskısıdır! Hem Ece’nin, hem de annesinin hikayesini öğrenen Füsun ve kızlar, Ece ve annesine yardım etmeye karar verirler…
Korkut’tan ailesinin onu çok beğendiğini öğrenen Yasemin, iyice panik olur ve ciddi bir şekilde evlilik korkusuna kapılır. Bu arada, biraz eğlenmek için bowlinge gitmeye karar veren kızlar ve çocuklar, işi fazla ciddiye alıp takımlara ayrılıp sıkı bir mücadeleye girerler: Ancak maçın kaderini sürpriz bir oyuncu değiştirecektir!
Hala Gülçin’e sevgili olduklarını hatırlatmaya çalışan Mert, karaoke fikrinin de işe yaramamasıyla, başka çözüm yolları aramaya başlar. Son çare olarak Gülçin’i kıskandırmayı deneyen Mert, Gülçin’in verdiği tepki karşısında oldukça şaşırır!..
Füsun’un, Ece’nin annesi ile görüşmesi ve Ece’nin kaydını dondurmaya ikna etmesinden sonra, kocasının eziyetinden kaçan Ece ve annesi, çareyi Füsun’un yanına sığınmakta bulur. Kocasından dayak yemiş olan Ece’nin annesinin durumu hiç iyi değildir! Füsun, bir süreliğine kalması için Ece’yi kızlara gönderir. Ece’nin annesi ise, Füsun’da kalır…
Bayan Berbatov’un kendilerine hafta sonu da ders vereceğini söylemesiyle oldukça canları sıkılan Cemre ve Eren, cumartesi gününün ‘Dünya Kadınlar Günü’ne denk gelmesini de bahane ederek Berbatov’un gönlünü alır. Bu sırada Emre hariç diğer çocuklar, 8 Mart’ın kadınlar günü olduğunu unutmuştur. Neyse ki, son anda imdatlarına Zeynep yetişir!..
Füsun, olanları Erol Hoca’ya anlatınca, Ece ve annesi için, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’yla görüşmeye karar verirler. Ancak onlar henüz bu kararlarını gerçekleştiremeden, oldukça sinirli olan Ece’nin babası, Füsun’u takip ederek, evine gelir: Karısını Füsun’un evinde gören Ece’nin babasının gözü döner!..
Bir sırrı saklamanın en iyi yolu, o sırrı unutmaktır
Barış’la İpek’i öpüşmek üzereyken gören Eren, çok sinirlenir. İpek ise, Eren’le yaptığı duygusal konuşmadan sonra, bir not bırakarak gitmeyi tercih eder. Barış’a çok sinirlenen Eren, Cemre’yle birlikte, ders vermek amacıyla Barış ve Emre’ye küçük bir oyun oynamaya karar verirler!
Erol Hoca, öldüğünü sandığı eski aşkı Elif’le karşılaştıktan sonra acaip değişir. Tıpkı gençliğinde olduğu gibi deli dolu ve hayattan zevk alan bir adam haline gelir. Bu durum başta Füsun ve Bayan Berbatov olmak üzere akademideki birçok kişiyi etkilemeye başlar!
Korkut’un annesi, Yasemin’i yemeğe davet eder. Panik olan Yasemin, yemeğe gitmek istemez. Hatta yemek yaklaştıkça korkuları, kabusa dönüşmeye başlar. Ancak herşeye rağmen kaderinden kaçamayacaktır!
Bir arkadaşlarının babasının acil kana ihtiyacı olması nedeniyle Cemre, adamla kan grubu uyuşan Gülçin’i ikna etmeye çalışır. Kan vermekten korkan Gülçin heyecanlanınca Mert’in sevgilisi olduğunu unutur. Unutkanlık sorunu gittikçe ciddileşen Gülçin, hastanede kan verdikten sonra, arkadaşlarının babasıyla konuşur. Adam Gülçin’e saklaması için bir CD verir. Gülçin ise daha hastaneden çıkmadan CD’yle ilgili herşeyi unutmuştur!
Mert Gülçin’e sevgili olduklarını nasıl hatırlatabileceğini düşünürken Korkut, en iyi çözümün besteleri olduğunu söyler. Mert büyük umutlarla herkesi karaoke bara götürür. Ancak Cemre ve Eren’in, Emre ve Barış’a karşı sürdürdükleri küçük oyunları da devreye girince, çocuklar başlarını belaya sokmadan duramazlar. Güzel başlayan gece, kızlara asılan bir kaç çocuk yüzünden kavgayla sonuçlanır! Döndüklerinde Gülçin, ne olduğunu hatırlayamadığı CD’yi, Mert’in karaoke bara giderken hazırladığı CD’lerle birlikte Mert’in evine bırakır!
Kızlar, ertesi gün kaza geçirdiğini sandıkları arkadaşlarının babasının vurulduğunu öğrenir. Endişelenen kızlar, Komiser Kemal’i ararlar
Akademide kan bağışı kampanyası başlatan kızlar, kan vermekten korkan çocukları ikna etmeye çalışırır. Bora’nın içinde ne olduğunu kimseye söylemediği çantasını Gülçin’e emanet etmesi, kızların peşinde olan adamların dikkati çeker. Adamların çantanın peşine düşmesiyle, kan bağışı kampanyası, birden heyecanlı bir kovalamacaya dönüşür. Kovalamacanın sonunda Bora’nın çantasıyla kaçan adamlar, çantada aradıklarını bulamazlar ve bunun üzerine kızların evine gelirler!
CD’nin kızlarda olduğunu düşünen adamlar, istediklerini almadan gitmemeye kararlıdır. Ne yazık ki kızların adamların istediği CD hakkında en ufak bir fikirleri bile yoktur!..




